Self-hosted imkanlarından dibine kadar neredeyse yararlandıktan sonra SaaS çözümlerine dönmeye karar verdim. Kulağa komik geliyor olabilir ancak gerçekten döndüm 🙂
Google hizmetlerini zaten beğeniyordum ve şu anda şirket e-postalarım google altyapısında. Kafama göre bir CRM bulamadığım için sadece onu satın alıp kendi sunucuma kurdum. Onun dışında her şeyi 3.partilere ya da hazır çözümlere devretmiş durumdayım. Ya ücret ödüyorum ya da ücretsiz ancak benim kontrolümde çok fazla araç yok.
Bu sistemleri değiştirmek gerçekten çok vakit alıyor. Çünkü kendinize bir ekosistem geliştirdiğinizde, bu SaaS ya da self-hosted olsun farketmez, onu inşa etmek hayli uzun sürüyor zaten. Değiştirmek ise daha uzun sürüyor. O nedenle bu gibi kararları alırken ben aklınıza geleyim iyice tartmadan harekete geçmeyin 🙂 Benim deneyimlerim tabiki herkes için geçerli değil ama yine de dediklerimi dikkate almanızı tavsiye ederim.
Peki ben neden SaaS’a geri döndüm? Çünkü işim gereği kişisel ve şirketim için çok fazla araç kullanıyorum. Oturdum önce hiç düşünmeden hem verilerin kontrolünün bundan sonra tamamen bende olacağının verdiği heyecan ile hem de bu servislere ücret ödemeyeceğim diye ciddi bir zaman ayırıp tüm kullandığım araçları self-hosted çözümlerle değiştirmeye başladım. Hepsinin alternatifi var merak etmeyin 🙂 Eğer geçmek isterseniz hepsinin alternatifi var. Bu da yoktur herhalde diyeceklerinize bile alternatif var. Aşağıda bazılarını listeleyeyim;
Google Workspace > NextCloud
Google Photos > NextCloud Memories
Mailchimp > Listmonk
İlla birşeylerin karşılığı olmak zorunda değil. CRM kullanmak için EspoCRM var mesela, ya da bir e-learning portalım olsun eğitimlerimi oradan satayım derseniz, udemy kullanmak istemezseniz yani 🙂 moodle var. Başka sayamadığımi aklıma gelmeyen neler neler var. Bitwarden password manager’ın açık kaynak olan uygulaması var. Şifrelerinizi kendi sunucunuzda barındırabilirsiniz.
Bende tüm bu sistemleri kurduktan sonra kullanmaya başladım ve çok memnundum. Hatta hep memnundum.
Ancak bunların bir de maintance maliyetleri var. Tüm bu uygulamaları siz yönetiyorsunuz. Güncelleme geliyor siz güncelliyorsunuz. Tek tıklama ile güncellenmeyebiliyor ya da sizin sunucunuzdaki bir servis ya da modülle uyumsuz olabiliyor. ( Bu NextCloud da başıma gelmişti. Php sürümünü güncellemiştim başka websitelerim bu sefer uyum sorunu yaşamıştı. )
Dolayısı ile bu araçları bir yandan güvenli ve özgür bir şekilde kullanırken, aynı zamanda maintance maliyetleri altında da ezilebilirsiniz. Hele benim gibi odaklanmanız gereken başka işler varsa. Dolayısı ile bunun farkına varmam ile beraber ileriyi düşünerek SaaS modeline dönmeye karar verdim ve döndümde. Memnunmuyum ? Çok memnunum. Konforun tadına varıyorum 🙂
Zaten SaaS hizmetlerinin olayı budur. Zamanınız size kalır gerisini, yani maintance tarafını hizmeti satın aldığınız firmaya bırakırsınız. Zaten bunun için para ödersiniz bu firmalara. O yüzden yapacağınız tercih aslında zaman mı para mı tercihidir. Parayı tercih ederseniz self-hosted, zamanı tercih ederseniz SaaS demeniz yerinde olacaktır.
Tabi bir de gözle çok görülmeyen bir nedeni daha vardır. Self-Hosted çözümde verileriniz sizde kalır. Ancak SaaS hizmetleri veren firmalar verilerinizi de kullanır. En çok rahatsız eden kısmıda burasıdır.
Ancak burada da kendi adıma internet ortamında geçirdiğim 20 yıldan sonra anonim olmayı beklemiyorum tabiki. Bu nedenle tabiki mahremiyetime özen gösteriyorum ancak paranoyaklık seviyesinde buna dikkat etmekte istemiyorum. Zaten bir noktadan sonra bugünkü internet ortamında çok fazla mahremiyet sağlayamıyorsunuz. Her türlü hizmeti almayı reddetmelisiniz ki bu mahremiyeti sağlayabilesiniz. Aksi halde verileriniz mutlaka sızar.
Konuyu kapatırken seçimlerinizi etkileyebildiysem ne mutlu bana. Umarım kendi faydanıza hareket edip, kendiniz için en doğru olan çözümleri kullanırsınız. Destek ya da fikir isterseniz yorum yazın, bunu tartışalım 🙂